MANİFESTO 3.0

Doğal kaynaklarımız gitgide kısıtlı hale gelirken, dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9,7 milyara ulaşması bekleniyor.

Hava kirliliği her yıl 7 milyon insanın ölümüne neden oluyor.

Her yıl 900 milyon tondan fazla gıda çöpe giderken, her on kişiden biri ise açlığın pençesinde…

Sadece açlık değil, dünyada 700 milyondan fazla insan bugün hala çok boyutlu yoksullukla mücadele ediyor. Eğitime, sağlık güvencesine hatta barınma, temiz, su, elektrik gibi temel yaşam kaynaklarına erişimleri kısıtlı…

Yaşamımızın devamlılığı için temel kaynağımız su iken dünya nüfusunun dörtte birinden fazlası temiz suya ulaşamıyor. 4 milyar insan, yılda en az bir ay, şiddetli su kıtlığı yaşıyor.

2030 yılına geldiğimizde su kaynaklarının ihtiyacın ancak %60'ını karşılayabileceği ve susuzluktan dolayı 700 milyon kişinin zorunlu göç edeceği tahmin ediliyor.

2050'de ise dünya nüfusunun yarısının susuzluk riski yaşayabileceği ortada…

Kuraklık ve çölleşme, dünya genelinde her yıl 12 milyon hektar toprağın kaybına neden oluyor.

Küresel ısınma, özellikle son on yıl içerisinde kritik seviyelere ulaşmış durumda. Önümüzdeki birkaç 10 yıl içinde küresel olarak net sıfır karbon emisyonlarına ulaşamazsak kuraklık, sel ve salgın hastalıklar kapımızı çalacak.

21. yüzyılda domuz gribi, SARS, MERS, Ebola gibi ortaya çıkan birçok yeni hastalık, virüslerin küresel bir tehdit olarak görülmesi gerektiğini ise tüm dünyaya gösterdi.

2020 yılının başında ortaya çıkan ve kısa sürede dünyaya yayılan COVID-19 hepimizi savunmasız bıraktı.

Pandemi sadece sağlığımızı tehdit etmedi, yaşam biçimlerimizi, siyasi ve ekonomik düzenleri derinden sarstı, var olan kırılganlıklar ve eşitsizlikler de ağırlaştı. Küresel tedarik zincirinde arz ve talep şokunun aynı anda yaşandığı, hiç tecrübe edilmemiş kriz yaşandı.

İş yapış şekillerimiz, yaşam tarzımız, alışkanlıklarımız değişti…

Umut verici şekilde aşı kısa zamanda geliştirilmiş olsa da erişim eşitsizliği ve üretim sıkıntıları nedeniyle dünyanın birçok ülkesinde pandeminin etkisi devam ediyor.

Tüm problemlerin yanında pandemiden hepimiz bazı dersler çıkardık. Doğaya verdiğimiz zararı fark ettik ve sürdürülebilir kalkınma gündemimiz haline geldi. Hepimiz bu dönemde kendi tercihlerimizi, dünyanın durumunu ve geleceğini sorgularken; bireysel, toplumsal ve kurumsal olarak sürdürülebilir bir yaşam üzerine daha çok düşünür olduk.

Daha iyi bir gelecek için yarattığımız etki üzerine düşünmek ve geç kalmadan alışkanlıklarımızı, beklentilerimizi değiştirmek zorundayız!

Tıpkı yaşadığımız dünya gibi sorumluluklarımız da ortak.

Daha iyiyi ancak aynı amaçta buluşursak inşa edebiliriz.

Biz Zer olarak döngüsel bir ekonomi modelinin, değer zincirinde yapabileceğimiz ufacık değişikliklerin hepimizin hayatında büyük farklar yaratabileceğine inanıyoruz.

Zer Ailesinin bir parçası olan tüm paydaşlarımızı hayallerimize ortak olmaya; yalnızca bireysel olarak değil, kurumsal olarak atılabilecek adımları keşfetmeye davet ediyoruz.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının 12. maddesi olan “sorumlu tüketim ve üretim” yaklaşımı doğrultusunda daha yaşanabilir bir dünya ve kaliteli insan hayatının kapılarını aralayacağımız Hayalimiz Benzer İş Birliği Programı’nda geliştirilen projelerin iyi uygulama örnekleri ile yeni fikirlere farklı ufuklar açacağını düşünüyoruz.

Bu program kapsamında “çevre ve doğal kaynakların korunması” ve “yaşam biçimini değiştirme” başlıkları altında paydaşlarımızın ürettiği fikirleri ve kurum içinde uygulamış oldukları iyileştirme projelerini değerlendirip ödüllendirmeyi ve bu projelerin Zer’in ekosisteminde yayılımını artırarak etki alanını genişletmeyi amaçlıyoruz.

- Çevre ve Doğal Kaynakların Korunması
   
 
  • Doğaya dost üretim modellerinin kullanımı,
 
  • Hava kirliliği ve karbon salınımının azaltılması,
 
  • Su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanılması,
 
  • Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımının artırılması,
 
  • Atıkların çevreye ve ekosisteme zarar vermeden bertaraf edilmesi,
 
  • Gıda israfının önlenmesi.
- Yaşam Biçimini Değiştirme
   
 
  • Çevre bilincinin yaygınlaştırılması,
 
  • Bilinçli tüketim konusundaki farkındalığın artırılması,
 
  • İnsan hayatının sağlık, fizik, sosyal ve kişisel kalitesinin artırılması.

Hayalimiz Benzer İş Birliği Programı’nın ülkemizin geleceğini tasarlamaya gönül vermiş, öncülük etmeye cesaret gösteren tüm genç zihinlerin yolunu aydınlatmasını diliyoruz.

 

Duyurular Hayalimiz Benzer’de sıra değerlendirme sürecinde!

Hayalimiz Benzer İş Birliği Programı’nda başvurular sona erdi, şimdi sıra değerlendirme sürecinde...

Daha yaşanabilir bir dünya için sorumluluk alan, fikir ve uygulama projeleri ile başvuru yaparak Hayalimiz Benzer’e katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.

Zer Hakkında 2003 yılında kurulan Zer, satın alma ve tedarik zinciri yönetiminde geniş tedarikçi ağı ve sektör uzmanlığı ile günümüzde kurumların karşılaştığı karmaşık ve çok katmanlı zorlukların ele alınmasına yardımcı olacak entegre bir çözüm ekosistemi sunuyor. Detaylı bilgi için tıklayın.